Taşınmadan yaklaşık üç hafta önce, oturduğum Kadıköy’deki kafede dizüstü bilgisayarımın başında Zillow’a bakıyordum. New York’ta stüdyo daireler 1.800-2.200 dolar arasında görünüyordu ve içimden “tamam, pahalı ama idare eder” diye düşündüm. Ne kadar saf olduğumu ancak aylarca sonra, o kafeyi çoktan özlerken anlayacaktım.
İlk Kiracı Toplantısı: Bir Belge Bataklığı
New York’a inişimin üzerinden henüz on gün geçmişti. Arkadaşımın Astoria’daki küçük dairesinde hava yastığında uyuyordum; sırtım ağrıyordu, jet-lag’im henüz geçmemişti. Bir ilanı beğendim, randevu aldım. Emlakçı genç, sempatik biriydi. Bana bir liste uzattı:
- Son iki yılın vergi beyannamesi (W-2)
- Son üç aylık banka ekstreleri
- İş teklif mektubu veya son üç maaş bordrosu
- Kredi skoru raporu (minimum 650-700 arası beklentileri vardı)
- Referans mektubu (tercihen önceki ev sahibinden)
Listede yazan her maddeye sırayla baktım. Vergi beyannamem Türkiye’den, W-2 formatında değil. Banka ekstrem var ama Türk bankasından, dolar hesabı yeni açılmış. İş teklif mektubum vardı ama henüz çalışmaya başlamamıştım. Kredi skorum: sıfır. Kelimenin tam anlamıyla sıfır; çünkü Amerika’da hiç kredi kullanmamıştım, dolayısıyla bir skorumun olması mümkün değildi. Emlakçıya baktım, o bana baktı. İkimiz de anladık.
Kredi Geçmişi Yoksa Ne Olur?
Amerika’da kredi skoru, neredeyse sosyal kimlik gibi bir şey. Kiralık ev, telefon hattı, hatta bazı iş başvuruları bile bu skora bakıyor. Türkiye’den yeni gelmiş biri olarak senin bu sistemde bir geçmişin yok; yokluğun, kötü bir geçmiş gibi değerlendiriliyor. Yani problem şu değil: “Kötü biri görünüyorsun.” Problem şu: “Hiç yoksun.”
Bu noktada guarantor meselesi devreye giriyor. Ev sahibi, senin ödeme gücünden emin olmak için Amerika’da ikamet eden, geliri yıllık kiranın 80-100 katı olan birinin kefil olmasını istiyor. Yani yıllık kirası 24.000 dolar olan bir daire için kefil olacak kişinin yıllık gelirinin yaklaşık 80.000-100.000 dolar civarında olması bekleniyor. Amerikalı bir ailem yoktu. Arkadaşlarım ya aynı durumda göçmenlerdi ya da böyle bir sorumluluk almak istemiyordu ki buna kızmak da haksızlık olurdu.
Guarantor hizmeti sunan şirketler de var — Insurent ya da The Guarantors gibi. Bu şirketler senin yerine kefil oluyor ama bunun karşılığında aylık kiranın yaklaşık yüzde sekizi ile on dördü arasında bir ücret alıyorlar. Tek seferlik değil, yıllık. Hesapladım: aylık 2.000 dolarlık bir daire için yılda 1.920-3.360 dolar ekstra ödeme anlamına geliyor. Yani aslında daha ucuz bir daire bulamıyorsun; sadece bunu da ödüyorsun.
İlandaki Daire ile Gerçek Daire Arasındaki Uçurum
Bir de şu var: fotoğraflar. Türkiye’de de ilanlar bazen abartılı olur ama New York başka bir boyut. Bir Bushwick dairesi gördüm, ilanında “cozy and bright” yazıyordu. Gittim. “Cozy” kelimesinin “o kadar küçük ki yatağı açınca mutfakta duruyorsun” anlamına geldiğini orada öğrendim. “Bright” ise sabah dokuzda güneş tam pencereye vuruyor, sonraki on beş saatte ise bodrum katı karanlığı. Duvarlardan birinde boya kabarmıştı. Emlakçı bunun “karakterli” olduğunu söyledi. Güldüm, ne yapayım.
Daireler hızlı gidiyor. Beğendiğin bir yer için aynı gün karar vermen, ertesi gün depozito yatırman bekleniyor. Depozito genellikle bir ya da iki aylık kira; yani 2.000-4.000 dolar nakit veya cashier’s check. Bir de ilk ay kirası peşin. Yani anahtarı almadan 4.000-6.000 dolar gidebilir.
Sonunda Nasıl Çözdüm?
Yaklaşık beş hafta hava yastığında kaldım. Sabah işe gidiyordum, akşam Zillow ve StreetEasy’e bakıyordum, hafta sonları randevulara koşuyordum. Sonunda çözüm beklenmedik bir yerden geldi: doğrudan ev sahibiyle, aracısız iletişim. Küçük bir apartmanın sahibi olan yaşlı bir Yunan göçmendi — kendisi de bir zamanlar benzer bir süreçten geçmişti. Üç aylık depozitoyu peşin ödedim, iş teklifimi, banka hesap bakiyemi ve pasaportumu gösterdim.握手yaptık, sözleşmeyi imzaladık. Daire mütevazıydı, Queens’teydi, ama benimdi.
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: kredi geçmişi olmadan ev bulmak imkânsız değil, ama gerçekten yorucu. Ve bu yorgunluğu sana kimse önceden tam anlatmıyor.
Bu Yolu Düşünenlere Bir Kaç Not
Eğer sen de aynı süreçteysen ya da planlıyorsan, benim yaşadıklarımdan şunları çıkardım:
- Kredi oluşturmaya erkenden başla. Amerika’ya ayak basar basmaz secured credit card aç. Küçük alışverişler yap, zamanında öde. Altı ay ile bir yıl içinde bir skor oluşmaya başlıyor.
- StreetEasy ve Facebook gruplarını birlikte kullan. “New York Turkish expats” veya benzeri gruplarda bazen doğrudan ev sahibi ilanı görebiliyorsun.
- Büyük emlak şirketleri yerine küçük, bireysel ev sahiplerini ara. Daha az bürokratik, daha çok insani.
- Geçici konaklama için bütçe ayır. İlk bir iki ay Airbnb ya da extended-stay otel pahalı gelir ama mecbur kalabilirsin; bunu baştan hesaba kat.
- Acele etme ama çok da bekleme. İyi bir daire için aynı gün karar vermek gerekebilir; ama aceleci kararlar da seni kötü bir sözleşmeye sokabilir. Sözleşmeyi daima oku.
Şu an o Queens dairesinde, penceremden küçük bir bahçe görüyorum. Mükemmel değil ama huzurlu. Beş hafta hava yastığında yatmanın verdiği sırt ağrısı geçti, kredi skorumuz da yavaş yavaş oluşuyor. Buraya taşınmak isteyen herkese diyorum ki: ev bulma süreci sizi test eder. Ama bu test aşılabilir. Sadece gerçekçi bir bütçeyle, sabırla ve mümkünse bir Yunan göçmen büyükbabayla tanışarak.
