"Enter"a basıp içeriğe geçin

F-1 Öğrenci Vizesinde Devrim: ABD’de “Süresiz Statü” Dönemi Bitiyor

On Yılların Kuralı Tarihe Karışıyor: F-1 Vizesinde Sabit Süre Dönemi

Haziran 2026 itibarıyla ABD’nin F-1 öğrenci vize sistemi, onlarca yıllık esnekliğini yitiriyor. Homeland Security Bakanlığı (DHS) ve USCIS’in hayata geçirdiği kapsamlı reformla birlikte, ABD’deki uluslararası öğrenciler artık “ne kadar çalışırsan o kadar kal” anlayışından, sabit ve takip edilebilir bir takvime geçiyor.
2026, F-1 öğrenci vize programı açısından onlarca yılın en köklü değişikliklerini beraberinde getiriyor.
Türkiye’den her yıl binlerce öğrencinin gittiği ABD üniversitelerinde bu gelişme, artık sadece ders programını değil tüm göçmenlik planını etkileyecek.

Ana Değişiklik: “Duration of Status” Artık Yok

Şimdiye kadar geçerli olan sistemde, F-1 öğrencileri ABD’ye girdikten sonra programları sürdüğü sürece yasal statüde kalabiliyordu; pasaportlarına ya da I-94 kayıtlarına belirli bir bitiş tarihi damgalanmıyordu.
Eski sistemde F-1 öğrencileri “Duration of Status” (D/S) kapsamında ABD’ye kabul ediliyordu; yani tam zamanlı öğrenci olarak kayıtlı oldukları ve vize koşullarına uydukları sürece kalabiliyorlardı. Bu durum, özellikle çok yıllık doktora veya çift diploma programlarındaki öğrencilere önemli bir esneklik tanıyordu.

Artık bu sistem ortadan kalkıyor.
2026 kurallarıyla birlikte F-1 öğrencilerinin büyük çoğunluğu maksimum dört yıllık bir başlangıç süresi için kabul edilecek; bu süre, programın uzunluğu ile dört yıldan hangisi daha kısaysa o esas alınacak.
Programı dört yılı aşan öğrenciler —özellikle doktora adayları veya uzun araştırma programlarındakiler— bu yeni düzenlemeden doğrudan etkilenecek.

Ne Değişiyor? Madde Madde Yeni Kurallar

Doktora adayları, çift diploma öğrencileri veya uzatılmış tıp ya da araştırma programlarındakiler gibi bu süreyi aşan öğrencilerin artık DHS/USCIS’e doğrudan resmi uzatma başvurusu yapması ve neden ek süreye ihtiyaç duyduklarını kanıtlaması gerekecek.
Daha önce bu işlem basit bir idari adımla, yani üniversitedeki Designated School Official (DSO) aracılığıyla yürütülüyordu.
Artık uzatma üniversite tarafından değil, USCIS’e doğrudan dosyalanan ve başvuru ücreti gerektiren resmi bir süreçle yönetilecek; bu da maliyeti, süreyi ve bürokratik yükü artırıyor.

  • Sabit I-94 tarihi:
    I-20 bitiş tarihi artık son söz değil. I-94 “Admit Until” (kabul bitiş) tarihi yasal sınırı oluşturuyor.
  • Kısaltılan mezuniyet sonrası süre:
    Mevcut 60 günlük “grace period” (mezuniyet sonrası kalma süresi) 30 güne indirildi; bu, işleri toparlayıp ayrılmak ya da statü değişikliği başvurusu yapmak için yarı yarıya daha az zaman anlamına geliyor.
  • Program değişikliğine kısıtlama:
    Lisans öğrencileri ilk yıl boyunca ana dal, eğitim düzeyi ya da üniversite değiştiremeyecek. Lisansüstü öğrenciler ise çok daha katı sınırlamalarla karşı karşıya kalacak; hiçbir zaman program ya da akademik hedef değiştiremeyecekler.
  • Aynı düzeyde ikinci diploma yasağı:
    F-1 statüsünde belirli bir eğitim düzeyinde programını tamamlamış öğrenciler, aynı ya da daha düşük düzeyde yeniden öğrenim görmek için geri dönemeyecek.
  • Yasal ihlal riski:
    Onaylı uzatma olmadan bu tarihin geçilmesi, kişinin “unlawful presence” (yasadışı ikamet) biriktirmeye başlaması anlamına gelecek; bu durum ABD’den üç ya da on yıllık giriş yasağını tetikleyebilir.

Ücretler de Arttı: Yeni Masraf Kalemleri

OPT başvurusundaki ücret 2026 itibarıyla 1.685 dolardan 1.780 dolara yükseltildi.
Bunun yanı sıra yeni getirilen “Visa Integrity Fee” (Vize Bütünlük Ücreti) konusu da gündemdeki yerini koruyor.
Bu kapsamda 250 dolarlık zorunlu bir “Vize Bütünlük Ücreti” getirildi.

Bu ücretin 2026’da yürürlüğe girmesi bekleniyor; ancak uygulama kılavuzları henüz yayımlanmadı.
Mevcut SEVIS I-901 ücretiyle ve MRV başvuru ücretiyle birleştiğinde, öğrencilerin mülakat aşamasına bile gelmeden ödeyeceği toplam tutar ciddi biçimde yükseliyor.

Sosyal medya denetimi de artık F-1 sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldi.
F-1 öğrencileri, J-1 ziyaretçileri, H-1B çalışanları ve bakmakla yükümlü olunan aile bireyleri (F-2, J-2, H-4) artık ek sosyal medya taramasına tabi tutuluyor.

DS-160 formunun bir parçası olarak vize başvurusu sahiplerinin sosyal medya hesaplarına ilişkin bilgi vermesi gerekiyor; kullanılan platform türleri, uygulamalar ve web sitelerinin yanı sıra kullanıcı adı, takma ad veya diğer tanımlayıcılar da beyan edilmeli.

Bu Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?

Her yıl binlerce Türk öğrenci lisans, yüksek lisans veya doktora için ABD’ye gidiyor. Yeni düzenleme bu öğrencileri hem maddi hem de bürokratik açıdan doğrudan etkiliyor:

  • Doktora ve uzun programlar: Programı dört yılı aşan Türk araştırmacı ve doktora öğrencileri, 4. yılın sonunda USCIS’e uzatma başvurusu yapmak zorunda kalacak.
    Kaçırılan bir son tarih, USCIS’teki idari bir gecikme ya da akademik planlarda beklenmedik bir değişiklik, eski sistemde mümkün olmayan biçimlerde yasal statüyü tehlikeye atabilir.
  • Erken başvuru şart:
    USCIS birikim süreleriyle ünlü; mevcut statünüzün bitmesinden en az 90 ila 120 gün önce uzatma başvurusu yapılması öneriliyor.
  • Ankara ve İstanbul randevuları: Türkiye’den ABD’ye gidecek öğrenciler için vize randevu süreleri de göz önünde bulundurulmalı.
    ABD Büyükelçiliği Ankara’nın Türkiye’deki en yakın yüz yüze randevuları genellikle sunduğu belirtiliyor.

    B1/B2 vizesi için mevcut bekleme süreleri Ankara’da yaklaşık 175 gün, İstanbul’da ise yaklaşık 188 gün düzeyinde.
    F-1 randevularında da benzer yoğunluk bekleniyor; bu nedenle programınız başlamadan çok önce harekete geçmeniz büyük önem taşıyor.

  • Program değiştirme planı olanlar dikkat: Türkiye’den gidip ilk yıl bölüm ya da üniversite değiştirmeyi düşünen lisans öğrencileri artık bunu yapamayacak.
    Kural, öğrencilerin lisans düzeyinde ilk yılda okul veya akademik program değiştirmelerini yasaklıyor; lisansüstü öğrenciler ise derece boyunca hiçbir zaman bunu yapamayacak.

Uzatma ve yetkilendirme başvurularının USCIS içindeki birikmeler üzerinde baskı oluşturacağı ve bunun öğrenciler ile okullar için daha uzun değerlendirme sürelerine yol açacağı değerlendiriliyor.
Dolayısıyla hem vize başvurusu hem de ABD’deki ikamet süreci, Türk öğrenciler için çok daha dikkatli bir planlama gerektiriyor.

Kaynaklar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir