Amerikan Konsolosluğu Artık Sosyal Medyanızı İnceliyor
ABD’ye çalışmak, okumak ya da yerleşmek için başvuran her Türk vatandaşını doğrudan ilgilendiren kritik bir gelişme yaşandı: ABD Dışişleri Bakanlığı, vize başvuru sürecinde sosyal medya hesaplarının denetimini artık resmi ve zorunlu bir adım hâline getirdi. Üstelik bu kural, hem Türkiye’den ABD’ye başvuracakları hem de ABD içinde statü değiştirmeyi ya da Green Card almayı düşünenleri aynı anda etkiliyor.
Hangi Vize Kategorileri Etkileniyor?
Sosyal medya taraması, Haziran 2025’ten bu yana tüm F ve J vize başvuru sahipleri için uygulanmakta; Aralık 2025’ten itibaren ise tüm H-1B ve H-4 bağımlı başvurularına da genişletilmiş durumda.
30 Mart 2026’dan itibaren Dışişleri Bakanlığı, çevrimiçi varlık incelemesini A-3, G-5, H-3, K-1, K-2, K-3, Q, R-1, R-2, S, T ve U gibi ek göç dışı vize sınıflandırmalarını da kapsayacak şekilde genişletti. Bunlar, H-1B başvuru sahipleri ve bağımlılarıyla F, M ve J öğrenci ve değişim ziyaretçisi vize başvuru sahiplerinin yanı sıra bu incelemeye tabi tutulan yeni kategorilerdir.
Kısaca özetlemek gerekirse: Türkiye’den ABD’ye gitmek için en sık başvurulan hemen hemen tüm vize türleri — F-1 öğrenci, H-1B çalışma, K-1 nişanlı, R-1 din görevlisi ve daha fazlası — artık zorunlu sosyal medya denetimine tabidir.
Ne Yapmanız Gerekiyor?
A-3, C-3 (ev işçisi), G-5, H-3, H-4 bağımlıları, K-1, K-2, K-3, Q, R-1, R-2, S, T, U, H-1B, H-4, F, M ve J göç dışı vize başvurularında bulunan tüm başvuru sahipleri, tüm sosyal medya profillerinin gizlilik ayarlarını “herkese açık” veya “açık” olarak ayarlamaları için yönlendirilmektedir.
Vize başvuru sahiplerinden son beş yıl içinde kullandıkları sosyal medya platformlarını ve kullanıcı adlarını listelemesi de istenebilmektedir.
Bu uygulama, konsolosluk memurlarının “potansiyel olarak olumsuz bilgileri” değerlendirmesine olanak tanıyor; bu bilgiler arasında ABD’ye yönelik düşmanlık belirtileri, yasadışı antisemitik şiddete destek ve terörü savunuculuk gibi unsurlar yer alıyor.
- Mülakat öncesinde tüm sosyal medya hesaplarınızı (Instagram, Twitter/X, LinkedIn, Facebook, TikTok vb.) herkese açık hâle getirin.
- Eski paylaşımları gözden geçirin:
Başvuru sahipleri, sosyal medya geçmişlerini dikkatlice incelemeli ve paylaşımlarının ulusal güvenlik kaygılarına yol açmadığından emin olmalıdır. - Vize onaylandıktan sonra normal gizlilik ayarlarınıza dönebilirsiniz; zorunluluk yalnızca mülakat öncesi tarama ve değerlendirme süreci için geçerlidir.
ABD İçinde Green Card Başvurusunda Kritik Yeni Kural
Sosyal medya zorunluluğunun yanı sıra, ABD’de hâlihazırda yaşayan Türk vatandaşları için de son derece önemli bir politika değişikliği hayata geçti.
21 Mayıs’ta USCIS, Amerika Birleşik Devletleri içinde yapılan green card başvurularına ilişkin bir politika memorandumu (PM-602-0199) yayımladı. Trump yönetimi bu memorandumu, mevcut yasayı personele “hatırlatma” olarak sunarken, aynı zamanda daha fazla yabancı uyruklunun green card için ülkeyi terk ederek başvuru yapmasını zorunlu kılabilecek bir “boşluk kapatma” adımı olarak sundu.
Artık ABD’de geçici olarak bulunan ve green card almak isteyen yabancı uyrukluların, olağanüstü koşullar dışında, başvurmak için kendi ülkelerine dönmeleri gerekmektedir.
Bu politika, pek çok başvuru sahibi için önemli bir kırılmayı temsil etmekte; ancak yeni politika memorandumu, belirli başvuru sahibi sınıflarının bu değişiklikten daha az etkilenebileceğini ima etmektedir: Özellikle bu visa türleri için çift niyet kuralları nedeniyle H-1B ve L-1 çalışanları ile bağımlıları bu gruba dahildir.
USCIS başlangıçta yeni politikayı çoğu green card başvurusunu etkileyecek bir uygulama olarak tanıtmasının ardından, bunun vaka bazında hayata geçirileceğini belirtti; bu da pek çok göçmenin ABD’deyken green card başvurusunu sürdürebileceğine işaret etmektedir.
Bu Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?
Türkiye, ABD’nin seyahat yasağı listelerinde yer almadığından Türk vatandaşları F-1, H-1B, B1-B2 ve diğer vize kategorilerinde başvurmaya devam edebilmektedir.
Söz konusu değişiklikler, F-1, J-1, H-1B, O-1 gibi göç dışı vize verilişini doğrudan etkilememektedir.
Ancak dikkat edilmesi gereken birkaç kritik nokta bulunmaktadır:
- Sosyal medya denetimi: Vize mülakatı öncesinde tüm hesaplarınızı herkese açık yapın ve içerikleri dikkatle inceleyin.
Genişletilmiş vetting uygulaması, 2026’da pek çok başvuru sahibinin daha uzun işlem süreleriyle karşılaşmasının başlıca nedeni olmuştur. - ABD’deyken Green Card başvurusu: Eğer H-1B veya F-1 vizesiyle ABD’deyseniz ve green card süreciniz devam ediyorsa, yeni USCIS memorandumu nedeniyle dosyanız daha kapsamlı bir incelemeye tabi tutulabilir.
Bu rehber yönerge, adjustment of status’ü (Amerikan göçmenlik statüsüne geçişi) ortadan kaldırmamakla birlikte, göçmenlik avukatları bunun artan denetime, daha fazla Kanıt Talebi (RFE) ve uzayan işlem sürelerine yol açabileceğini öngörmektedir. - Mülakat iptalleri ve gecikmeler:
H-1B ve H-4 vize mülakatlarının iptal edildiğine ya da aylarca ertelendiğine dair raporlar artmaktadır; bu aksaklıkların geliştirilmiş vetting prosedürleri, personel kısıtlamaları ve sosyal medya incelemesini de kapsayan yeni tarama gereklilikleriyle bağlantılı olduğu görülmektedir. - Planlamayı erkenden yapın: Hem Ankara hem de İstanbul konsolosluk randevularında bekleme süreleri uzayabileceğinden başvuru süreçlerine mümkün olduğunca erken başlanması büyük önem taşımaktadır.
Kaynaklar
- travel.state.gov – Genişletilmiş Tarama ve Vetting Duyurusu (Mart 2026)
- travel.state.gov – H-1B ve H-4 Vize Başvuruları İçin Genişletilmiş Tarama (Aralık 2025)
- uscis.gov – USCIS Adjustment of Status Politika Duyurusu (Mayıs 2026)
- American Immigration Council – Yeni USCIS Memorandumu Analizi (Haziran 2026)
- Washington University OISS – ABD Göçmenlik Güncellemeleri
- Boundless – Bu Hafta Göçmenlikte (5 Haziran 2026)
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Göçmenlik kuralları sık değişebilir; başvuru yapmadan önce resmi kaynakları (uscis.gov, travel.state.gov) kontrol edin ve bir göçmenlik avukatına danışın.
