"Enter"a basıp içeriğe geçin

Green Card Artık ABD Dışından: 21 Mayıs Politikası Türkleri Nasıl Etkiler?

50 Yıllık Uygulamaya Son: Green Card Artık Çoğunlukla Yurt Dışından

ABD’de geçici statüde bulunan yabancı uyrukluların ülkeden ayrılmadan Green Card başvurusu yapabilmesi, yarım asrı aşkın süredir yerleşik bir uygulamaydı. Bu haktan; ABD vatandaşıyla evlenenler, çalışma ve öğrenci vizesi sahipleri ile mülteciler yararlanabiliyordu. Trump yönetimi, bu köklü uygulamaya son verdi.

21 Mayıs 2026’da USCIS, Policy Memorandum PM-602-0199 numaralı genelgeyi yayımladı. Genelge, ABD’deyken Green Card başvurusu yapmanın (Adjustment of Status / AOS) artık bir “takdir yetkisi ve idari lütuf” meselesi olduğunu, yani olağan bir hak değil “olağanüstü bir rahatlama” niteliği taşıdığını resmileştirdi. Üstelik genelge derhal yürürlüğe girdi ve hem mevcut hem de gelecekteki tüm başvuruları kapsıyor.

USCIS’in resmi açıklamasına göre, kalıcı oturma izni almak isteyenlerin artık kural olarak ABD dışında, Dışişleri Bakanlığı’nın konsolosluk kanalları aracılığıyla başvurmaları gerekiyor.

Kimler Daha Az Etkileniyor?

Yeni politika, tüm başvuru sahiplerini eşit biçimde etkilemiyor. Genelge, belirli grupların—özellikle H-1B ve L-1 çalışma vizesi sahipleri ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin—bu değişiklikten daha az etkilenebileceğini ifade ediyor. Bunun nedeni, söz konusu vize kategorilerinde geçerli olan “çift niyet” (dual intent) kuralıdır.

Çift niyet, bir kişinin hem geçici H-1B veya L-1 vizesiyle ABD’de yaşamayı hem de ileride kalıcı oturma izni başvurusunda bulunmayı yasal olarak amaçlayabilmesi anlamına geliyor. Bu ilke, iş göçmenliği hukukunda onlarca yıldır yerleşik bir kavramdır.

Ancak bu istisna mutlak değil.
USCIS genelgesi, H-1B veya L-1 çift niyet statüsünü koruyor olmak tek başına olumlu bir takdir kararı için yeterli olmadığı uyarısını da içeriyor; görevlilerin her bir vakada tüm faktörleri tarttıktan sonra karar vermesi gerekiyor.

En Çok Kimler Risk Altında?

Geçici vizelerle ABD’de bulunanlar—öğrenciler, bazı geçici çalışanlar veya turistler—artık Green Card için anavatanlarına geri dönmek zorunda kalabilir; ABD’deki geçici ikametlerini kalıcı oturuma köprü olarak kullanamazlar.

Aile birleşimi başvuru sahipleri de bu yükseltilmiş takdir denetimiyle karşılaşacak. Genelmedeki “olumsuz faktör” çerçevesi; statü ihlalleri, izinsiz çalışma ve çıkış yapılmaması gibi durumları ön plana çıkarıyor. Bu durum, vize bulunabilirliğini beklerken ABD’de yasadışı süre geçiren ya da izinsiz çalışmış olan aile bazlı başvuru sahiplerini orantısız biçimde etkiliyor.

Üstelik bu genelge yalnızca yeni başvurulara değil, halihazırda bekleyen I-485 dosyalarına da uygulanacak gibi görünüyor. Ağustos 2025 tarihli CSPA kararı gibi bazı USCIS politika değişikliklerinin aksine, yeni genelme “yalnızca belirli tarih sonrası dosyalara uygulanır” şeklinde bir “grandfathering” (kazanılmış hak) hükmü içermiyor.

Mayıs 2026’da ayrıca federal hükümetin göçmenlik başvurularında yürüttüğü arka plan kontrollerini genişlettiği bildirildi. USCIS, Green Card, iltica ve vatandaşlık gibi kapsamlı göçmenlik başvuruları için FBI üzerinden daha ayrıntılı parmak izi tabanlı güvenlik taramaları yapmakla yönlendirildi; önceden tamamlanmış güvenlik kontrolleri bile yeniden çalıştırılabilir.

Bu Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?

ABD’de yaşayan ya da buraya taşınmayı planlayan Türk vatandaşları için bu politika değişikliğinin pratik yansımaları son derece önemli:

  • F-1 öğrenci vizesi sahipleri:
    Öğrenci vizesiyle ABD’de okuyan ve mezuniyet sonrası Green Card almayı hedefleyenler, artık ülkeye giriş statülerini kalıcı oturuma dönüştürmek için Türkiye’ye ya da üçüncü bir ülkeye dönmek zorunda kalabilir.
  • H-1B çalışma vizesi sahipleri:
    Bu grup, yeni politikadan görece daha az etkileniyor; çift niyet kuralı geçerliliğini koruyor. Ancak

    iş verenler, sponsored çalışanlar için göçmenlik stratejilerini yeniden değerlendirmeli ve mevcut dosyalarda gecikme ya da artan Kanıt Talepleri (RFE) ile karşılaşmaya hazırlıklı olmalıdır.

  • Aile birleşimi yoluyla Green Card bekleyenler:
    ABD vatandaşı bir yakını olan ve yurt dışında göçmen vizesinin işlemlerini bekleyenlerin ciddi bir ikilemle karşılaşabileceği belirtiliyor: ülkeden ayrılmak gerekirse, o ülkede göçmen vizesi işlemi yapılmıyorsa aileler belirsiz süreyle ayrı kalmak durumunda kalabilir.
  • Hâlihazırda ABD’de I-485 dosyası bekleyenler:
    I-485 başvuru sahipleri, neden konsolosluk yerine ABD içinden başvurmayı seçtiklerini açıklamak üzere ek inceleme, Kanıt Talebi (RFE) veya görüşme sorularıyla karşılaşabilir.
  • Türkiye’den ABD’ye yeni gelmeyi düşünenler:
    Bu karar, Trump yönetiminin ABD’deyken ve yurt dışındayken yasal göçmenliği daha zorlu hale getirdiği bir dizi adımın en sonuncusu.
    ABD’ye geçmeden önce tüm göçmenlik rotanızı bir avukata danışarak netleştirmeniz her zamankinden daha kritik.

Bu politika değişikliğinin kapsamı ve on yıllardır süregelen uygulamayı tersine çevirmesi nedeniyle hukuki meydan okumalar neredeyse kaçınılmaz görünüyor. Federal mahkemeler, genelgenin mevcut dosyalara geriye dönük uygulanmasının adil yargılanma güvencesi veya kazanılmış haklar açısından sorunlar doğurup doğurmadığını ve politikanın geçmiş kongre ile yargı kararlarıyla tutarlı olup olmadığını inceleyebilir.

Kaynaklar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Göçmenlik kuralları sık değişebilir; başvuru yapmadan önce resmi kaynakları (uscis.gov, travel.state.gov) kontrol edin ve bir göçmenlik avukatına danışın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir