"Enter"a basıp içeriğe geçin

ABD’de Green Card Başvurusu Artık Çok Daha Zor: Mayıs 2026 Kararı

USCIS’ten Yankı Uyandıran Karar: “Olağanüstü Koşul” Çıtası Yükseldi

Mayıs 2026’nın son haftasında ABD göçmenlik camiasını derinden sarsan bir politika değişikliği gündeme geldi.
21 Mayıs 2026’da ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), yayımladığı PM-602-0199 numaralı politika memorandumunda “Statü Düzenlemesi, takdir yetkisine dayanan olağandışı bir rahatlama biçimidir ve başvuru sahiplerinin olağan konsolosluk vize sürecini atlamasına olanak tanır” başlığını taşıyan bir düzenlemeyi kamuoyuna duyurdu.
Bu kararın yankıları iki haftadır dinmiyor ve özellikle ABD’de geçici statüyle bulunan —öğrenci, çalışma ya da turist vizesiyle kalan— yüz binlerce göçmeni doğrudan ilgilendiriyor.

Karar Ne Diyor? Tam Olarak Ne Değişti?

USCIS, 22 Mayıs 2026’da yayımladığı politika memorandumunda (PM-602-0199) artık ABD içinden “statü düzenlemesi” (Adjustment of Status – AOS) yoluyla Green Card başvurusunu yalnızca “olağanüstü koşullar”da onaylayacağını açıkladı ve uzun süredir devam eden göçmenlik hukukuna göre başvuru sahiplerinin büyük çoğunluğunun ülkeyi terk ederek yurt dışındaki bir ABD konsolosluğunda sürecini tamamlaması gerektiğini vurguladı.

Bu politikadan etkilenecek visa kategorileri arasında F-1 öğrenciler, H-1B çalışanlar, O-1, L-1, B-2 turistler ve Green Card planı olan diğer tüm geçici vize sahipleri yer alıyor. Söz konusu kişilerin çoğunun artık süreci yurt dışındaki bir ABD büyükelçisi aracılığıyla —yani konsolosluk işlemiyle— tamamlaması gerekebilecek.

Memorandum, statü düzenlemesinin —yani ABD’den çıkmadan Green Card başvurusunun— takdire bağlı bir hak olduğunu vurgular ve memurları başvuruları değerlendirirken olumlu ve olumsuz faktörleri daha dikkatli tartmaya yönlendirir. Göçmenlik avukatları ise bu kararın mevcut yasayı değiştirmemekle birlikte daha sıkı denetime, daha fazla ek belge talebine (RFE) ve daha uzun işlem sürelerine yol açabileceğini öngörüyor.

Kararın Gerçek Kapsamı: Yanlış Anlaşılan Noktalar

Karar gündeme geldiğinde büyük panik yaşandı. Ancak hukuk analistleri önemli bir ayrımın altını çiziyor:
Memorandum, tüm Green Card başvurucularının yurt dışına çıkmasını zorunlu kılmıyor; statü düzenlemesi, Kongre tarafından yetkilendirilmiş yasal bir yol olmaya devam ediyor.

Memorandumun özellikle H-1B ve L-1 çalışanları daha az etkileyebileceğine işaret ettiği belirtiliyor; çünkü bu kategoriler “çift niyet” (dual intent) ilkesine dayanıyor: kişi, geçici çalışma vizesiyle ABD’deyken aynı anda kalıcı oturma izni için başvurabilir. Bu durum, onlarca yıldır iş göçmenlik hukukunun yerleşik bir parçasıdır.

Bununla birlikte “olağanüstü koşul” kavramı tanımsız bırakıldığından memura geniş takdir yetkisi tanınıyor ve gerçek standardın ne olduğu henüz belirsizliğini koruyor.

Bu belirsizlik başvurucular, işverenler ve hukuk uygulayıcıları arasında ciddi bir kargaşa ve paniğe neden oldu.

Bu Karar Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?

Türkiye, ABD’nin seyahat yasağı kapsamındaki ülkeler listesinde yer almadığından Türk vatandaşları bu memorandumun doğrudan hedef kitlesi değil; ancak dolaylı sonuçlar son derece önemli:

  • ABD’de F-1 öğrenciler:
    Politika F-1 vize sahiplerini açıkça kapsıyor.
    Mezuniyet sonrası Green Card planı yapan Türk öğrenciler, OPT/STEM OPT sürecinden sonra doğrudan I-485 dosyalamanın artık eskisi kadar sorunsuz olmayabileceğini hesaba katmalı.
  • H-1B çalışanlar:
    Yeni politika, H-1B ve L-1 çalışanlar ile onların bağımlı vize sahipleri için daha az etkili olabileceğini ima ediyor; ancak bu kategoriler için de ek bir güvence sağlanmış değil.
  • Bekleyen I-485 dosyaları:
    Halihazırda dosyalanmış olan I-485 başvuruları gri alanda kalıyor.

    Ajanın mevcut başvurulara yeni memorandumun uygulanıp uygulanmayacağını resmi bir politika veya rehber belgeyle henüz netleştirmediği görülüyor.

  • Konsolosluk yükü artacak:
    Normalde ABD içinde I-485 dosyalayacak kişilerin konsolosluk işlemine yönlendirilebileceği; bunun çalışma izni zamanlamasını, seyahati ve istihdamın sürekliliğini olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor.
    Ankara ve İstanbul konsoloslukları üzerindeki randevu yükünün artması kuvvetle muhtemel.
  • Sosyal medya denetimi:
    Haziran 2025’ten bu yana tüm F ve J vize başvurucuları için, Aralık 2025’ten itibaren ise H-1B ve H-4 bağımlı başvurucuları için sosyal medya taramasının uygulamada olduğu hatırlatılıyor. Vize başvurucularının tüm sosyal medya hesaplarını konsolosluk incelemesi için “herkese açık” olarak ayarlamaları gerekiyor.
    Bu gelişme, Türkiye’den başvuru yapanları da doğrudan etkiliyor.

Pratik Öneriler: Şimdi Ne Yapmalı?

Bu habere dayanarak ABD’yi terk etmek, bekleyen bir başvuruyu geri çekmek ya da çalışmayı bırakmak gibi ani adımlar atmayın; önce kendi durumunuza özgü hukuki tavsiye alın.

Mevcut vize statünüzün geçerliliğini koruyun; statünüzün sona ermesine izin vermeyin. Geçerli statü, ABD’de kalma hakkınızı, gerekirse yurt dışında konsolosluk mülakatına katılabilme ve ardından geri dönebilme imkânınızı güvence altına alıyor.

Statü düzenlemesi başvurularında, artan denetim altında bile, çalışma izni (EAD) ve “Advance Parole” için başvurabilme imkânı sunması nedeniyle konsolosluk işlemine kıyasla gerçek avantajlar sunmaya devam ediyor.

Sonuç olarak bu politika değişikliği ABD’de geçici statüyle kalan Türk vatandaşları için kritik bir uyarı niteliği taşıyor: Green Card yolculuğunuzu planlarken eskisinden çok daha fazla hukuki destek almanız ve süreci düzenli takip etmeniz gerekiyor.

Kaynaklar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Göçmenlik kuralları sık değişebilir; başvuru yapmadan önce resmi kaynakları (uscis.gov, travel.state.gov) kontrol edin ve bir göçmenlik avukatına danışın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir