"Enter"a basıp içeriğe geçin

USCIS’in Yeni Green Card Kuralı: ABD’deki Türkler İçin Kritik Değişim

Özet: USCIS’ten Tarihi Politika Değişikliği

22 Mayıs 2026’da USCIS, “adjustment of status”un (ABD içinden Green Card başvurusu) artık yalnızca olağanüstü koşullarda onaylanacağını hatırlatan yeni bir politika memorandumu yayımladı. Memoranduma göre göçmenlik başvuru sahiplerinin Green Card işlemlerini ABD Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla kendi ülkelerindeki konsolosluklardan yürütmesi esas alınacak.

USCIS’in resmi açıklamasında ajansın Green Card’ı yalnızca “olağanüstü koşullarda” vereceği ifade edildi. Bu çerçeveleme, ABD içinden Green Card sürecinde olan ya da bunu planlayan binlerce aile için ciddi kaygılara yol açtı.

Politika Memorandumu Ne Diyor?

Memorandum mevcut hiçbir yasayı ya da yönetmeliği değiştirmiyor ve adjustment of status’u yasal bir başvuru yolu olarak ortadan kaldırmıyor. ABD’de fiziksel olarak bulunan uygun başvuru sahipleri için —aile temelli, istihdam temelli ve diğer kategoriler dahil— ABD Göç ve Vatandaşlık Kanunu’nun (INA) 245. maddesi kapsamında ABD içi başvuru yapmak hâlâ mümkün.

Yeni politika yalnızca USCIS memurlarına başvuruları reddetmede daha geniş bir takdir yetkisi tanıyor; bu da I-485 başvuru sahiplerinin ek bir incelemeyle karşılaşabileceği anlamına geliyor. Dolayısıyla başvuru sahiplerinin onay hak ettiklerini kanıtlamak için ek belgeler sunması gerekebilir.

Dikkate değer bir nokta: Memorandum, daha önce yayımlanan bazı USCIS politika değişikliklerinin aksine, yalnızca sonraki başvurular için geçerli olacağına dair bir istisna içermiyor. Bu da politikanın hâlihazırda bekleyen I-485 başvurularına da uygulanabileceğine işaret ediyor.

H-1B ve L-1 Sahipleri Farklı Mı Değerlendiriliyor?

Politika memorandumu, belirli kategorilerdeki başvurucuların bu değişiklikten daha az etkileneceğine dikkat çekiyor: özellikle H-1B ve L-1 çalışma vizesi sahipleri ile onların bakmakla yükümlü oldukları aile üyeleri. Bu durum, söz konusu vize türlerindeki “çift niyet” (dual intent) düzenlemesinden kaynaklanıyor.

Çift niyet ilkesi, bir kişinin geçici çalışma vizesiyle (H-1B veya L-1) ABD’de bulunmayı ve aynı zamanda kalıcı oturma hakkı başvurusunu planlamayı bir arada sürdürebileceği anlamına geliyor. Bu ilke, on yıllardır federal yasalar tarafından desteklenen yerleşik bir kavram.

Ancak USCIS politika memorandumu, H-1B veya L-1 çift niyet statüsünün tek başına olumlu bir takdir kararı için yeterli olmadığı konusunda uyarıda bulunuyor.

Bekleyen Başvurular Ne Olacak?

Hâlihazırda I-485 başvurusunu tamamlamış olanlar için uzman tavsiyesi net: Başvuruyu geri çekmek için herhangi bir neden yok. Bununla birlikte gecikmeler yaşanabilir; memurların takdir gerekçelerini daha ayrıntılı biçimde belgelemek için daha fazla zaman harcaması olası.

I-485 başvuru sahipleri, neden konsolosluk işlemi yerine ABD içi başvurunun kendi özel durumlarında gerekçeli olduğunu açıklamak zorunda kalabilecekleri ek Kanıt Talepleri (RFE) ya da mülakat sorularıyla karşılaşabilir.

Uzman avukatların ortak değerlendirmesi şu: USCIS bir politika memorandumuyla temel yasayı değiştiremez. Hukuki itirazların gündemde olması bekleniyor ve bu memorandumun kapsamını belirleyecek son sözü mahkemeler söyleyecek.

Bu Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?

Türkiye, ABD’nin seyahat yasağı kapsamındaki 39 ülke listesinde yer almıyor. Dolayısıyla Türk vatandaşları bu politika değişikliğinden doğrudan etkileniyor ve vize kategorisine göre farklı senaryolarla yüz yüze geliyor:

  • H-1B ile çalışan Türkler:
    H-1B ve L-1 vizesi sahipleri, çift niyet düzenlemesi sayesinde bu değişiklikten görece daha az etkilenecek gruplar arasında yer alıyor; ancak bu durum onları tamamen kural dışı tutmuyor.
  • F-1 öğrenci vizesiyle bulunanlar: ABD’de eğitim sonrası Green Card düşünenler için süreç artık çok daha karmaşık bir hal alıyor. Mezuniyet sonrasında OPT/STEM OPT ile çalışıp ardından I-485 dosyalamayı planlayanlar bu yeni takdir yetkisi çerçevesiyle karşılaşacak.
  • Aile birleşimi başvuruları:
    ABD vatandaşlarının eşleri —özellikle herhangi bir gözaltı kaydı ya da göçmenlik ihlali olmayan başvurucular— olumlu bir takdir kararı almaya devam etmesi beklenen en güçlü profildeki grup olmayı sürdürüyor.
  • Turist ya da B1/B2 vizesiyle ABD’de bulunanlar:
    ABD’de geçici olarak bulunan ve Green Card almak isteyen yabancı uyrukluların artık olağanüstü koşullar dışında Green Card başvurusunu kendi ülkelerine dönerek yapması gerekiyor.
    Bu durum, B1/B2 vizesiyle ABD’de bulunan Türkler için özellikle kritik bir uyarı niteliği taşıyor.
  • Hâlihazırda bekleyen I-485 başvurusu olanlar:
    Yeni kılavuza göre olumsuz faktörlerin bulunmaması artık yeterli değil — USCIS olumlu koşulların açıkça ortaya konmasını bekliyor.
    Dosyaya aile bağları, ahlaki karakter ve Türkiye’deki durumla karşılaştırmalı ABD’deki değeri destekleyen belgeler eklenmesi öneriliyor.

Sonuç olarak bu memorandum, yıllar içinde onlarca yıl boyunca yerleşik hale gelmiş olan ABD içi Green Card başvuru pratiğinde köklü bir zihniyet değişimine işaret ediyor. Türkiye’den gelip ABD’de kalıcı oturma hakkı almak isteyenlerin planlarını mutlaka bir göçmenlik avukatıyla yeniden gözden geçirmesi önem taşıyor.

Kaynaklar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Göçmenlik kuralları sık değişebilir; başvuru yapmadan önce resmi kaynakları (uscis.gov, travel.state.gov) kontrol edin ve bir göçmenlik avukatına danışın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir