"Enter"a basıp içeriğe geçin

I-485 Başvurularında Yeni USCIS Politikası: ABD’deki Türkler İçin Ne Değişti?

Son Dakika: USCIS’ten I-485 ve Green Card’a Tarihsel Kırılma

21 Mayıs 2026 Perşembe günü USCIS, göçmenlik memurlarına ve kamuoyuna “adjustment of status” (statü değişikliği yoluyla Green Card) başvurusunun uzun süredir yürürlükte olan göçmenlik hukuku çerçevesinde bir “takdir yetkisi ve idari lütuf” meselesi olduğunu hatırlatan yeni bir politika memorandumu yayımladı. Memoranduma göre bu kategorideki başvuru sahipleri artık Green Card taleplerini ABD toprakları dışında, yani bir ABD büyükelçiliği ya da konsolosluğu aracılığıyla iletmek durumunda.
Bu karar, on yıllardır süregelen bir uygulamayı fiilen tersine çeviriyor ve ABD’deki yüz binlerce göçmeni doğrudan ilgilendiriyor.

Politika Ne Diyor, Tam Olarak Ne Değişti?

Yeni USCIS politikası, ABD içinden yapılan Green Card başvurusunu (adjustment of status) “takdir yetkisine bağlı ve idari lütuf niteliğinde” bir uygulama olarak değerlendiriyor; buna karşılık ABD dışındaki konsolosluklarda yapılan göçmen vize işlemini asıl ve standart yol olarak tanımlıyor. USCIS memurlarının bu ilkeyi I-485 başvurularını değerlendirirken ve takdir yetkilerini kullanırken gözetmesi bekleniyor.

Politika memorandumu yayımlandığı anda yürürlüğe girdi ve hem beklemede olan hem de gelecekte yapılacak başvurulara uygulanabilir. Şu an itibarıyla yeni rehberin onay oranlarını ya da karar alma pratiklerini ne ölçüde etkileyeceği netlik kazanmış değil. Politika, yasal uygunluk kriterlerini değiştirmiyor ve yeni bir başvuru zorunluluğu da getirmiyor; ancak memurların takdir yetkisi içeren başvuruları değerlendirme biçimini etkileyebilir.

Takdir yetkisi, tüm yasal koşulları karşılasanız bile USCIS’in başvurunuzu onaylama ya da reddetme hakkını elinde bulundurduğu anlamına geliyor. Yeni çerçevede memurlar, I-485 başvurularını incelerken hem olumlu hem de olumsuz faktörleri tartmakla yükümlü. Geçmişte kayıt dışı herhangi bir sorunun bulunmaması yeterli sayılıyordu; artık bu yeterli değil. Memurlar artık başvuru sahiplerinin iyi ahlaklarını, topluma bağlılıklarını ve ABD’ye katkılarını somut belgelerle ortaya koymasını bekliyor.

Hangi Başvuru Sahipleri Daha Az Etkilenebilir?

Bu politika pek çok başvuru sahibi için önemli bir kırılmayı temsil etse de yeni politika memorandumu, bazı başvuru kategorilerinin değişiklikten daha az etkilenebileceğini ima ediyor: Özellikle H-1B ve L-1 çalışma vizesi sahipleri ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler, bu vize türlerine özgü “çift niyet” (dual intent) düzenlemeleri nedeniyle görece daha avantajlı bir konumda bulunuyor.

Çift niyet, bir kişinin H-1B veya L-1 geçici çalışma vizesiyle ABD’de geçici olarak ikamet etmeyi yasal olarak amaçlarken aynı zamanda ileride kalıcı oturma izni başvurusunda bulunmayı planlamasına izin veriyor. Bu kavram, iş göçmenliği hukukunda federal kanun ve yönetmeliklerle desteklenen köklü bir uygulama.

ABD vatandaşlarının eşleri — tarihsel olarak USCIS’in takdir yetkisini en olumlu biçimde kullandığı grup — için bu dinamiğin, özellikle sabıka kaydı ve daha önceki herhangi bir göçmenlik ihlali bulunmayanlar açısından sürmesi bekleniyor.

Bu Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?

ABD’de çalışma, öğrenci ya da turist vizesiyle bulunup ilerleyen süreçte Green Card almayı hedefleyen Türk vatandaşları için bu politikanın pratik sonuçları son derece kritik:

  • Beklemede olan I-485 başvuruları etkilenebilir:
    Memorandum, beklemedeki davalara muafiyet tanıyan geriye dönük koruyucu bir hüküm içermiyor. Bu durum, yeni politikanın halihazırda beklemede olan I-485 başvurularına da uygulanabileceğine güçlü biçimde işaret ediyor.
  • Ek kanıt talepleri gelebilir:
    I-485 başvuru sahipleri, Kanıt İsteme (RFE) şeklinde ek USCIS denetimiyle karşılaşabilir ya da mülakatlar sırasında neden konsolosluk işlemi yerine ABD içinden başvurduklarına dair sorularla yüzleşmek zorunda kalabilir.
  • Yurt dışına çıkmak herkese uygun olmayabilir:
    ABD’de yasadışı ikamet süresi biriktirmiş kişiler konsolosluk işlemi için ülkelerine döndüklerinde 3 yıl ya da 10 yıllık giriş yasağıyla karşılaşabilir. Bu nedenle konsolosluk yolu herkes için güvenli bir alternatif değil; bu seçeneği değerlendirmeden önce mutlaka bir göçmenlik avukatına danışılması gerekiyor.
  • “Olumlu kanıt paketi” hazırlamak şimdi zorunlu:
    Başvuru öncesinde, davanızın neden onaylanmayı hak ettiğini açıkça gösteren bir belge paketi hazırlamak artık kritik bir adım. Yeni rehber kapsamında olumsuz faktörlerin yokluğu tek başına yeterli değil; USCIS artık olumlu niteliklerin açıkça ortaya konulmasını istiyor.
  • Hukuki itirazlar gündemde:
    Hukuki itirazlar halihazırda başladı. Göçmenlik avukatları ve savunuculuk örgütleri memorandumu inceliyor; dava açılması bekleniyor. Mahkemelerin son yıllarda saldırgan göçmenlik politikalarını sınırlandırma ya da şekillendirmede belirleyici bir rol oynadığı biliniyor ve hukuki bir itiraz bu memorandumun uygulanmasını durduran ya da değiştiren bir mahkeme kararıyla sonuçlanabilir.

Haziran 2026 Visa Bulletin: Türkler İçin Genel Tablo

ABD Dışişleri Bakanlığı Haziran 2026 Visa Bulletin’ini resmi olarak yayımladı ve bu bülten, Green Card kuyruğunda bekleyen başvuru sahipleri için en güncel kesim tarihlerini belirledi. İlkbahar başındaki kayda değer dalgalanmaların ardından Haziran bülteni, göçmen kategorilerinin büyük çoğunluğu için bilinçli bir istikrarlaşmayı yansıtıyor.

Aile temelli kategorilerde F1, F2B ve F4 kategorileri 3 ila 7 aylık ilerlemeyle önemli bir adım attı; F3 kategorisinde mütevazı bir ilerleme kaydedilirken F2A (daimi oturum sahiplerinin eşleri ve çocukları) tüm ülkeler için “Güncel” (Current) statüsünü korudu ve herhangi bir gerileme yaşanmadı.
Türkiye aşırı abone olunan ülkeler listesinde yer almadığından Türk vatandaşları bu kategorilerde “Dünya geneli” kesim tarihlerinden yararlanabiliyor.

İstihdam temelli kategorilerde ise dünya geneli yüksek vasıflı EB-1 ve EB-2 kategorileri “Güncel” (Current) statüsünü sürdürüyor; bu da uygun başvuru sahiplerinin eş zamanlı başvuru yapabileceği anlamına geliyor.

Şimdi Ne Yapmalısınız?

ABD’deki Türk vatandaşları için en önemli adımlar şunlar:

  • Beklemede olan bir I-485 başvurunuz varsa
    USCIS, yalnızca bu politika değişikliği nedeniyle başvuruları geri çekmenizi, değiştirmenizi veya yeniden dosyalamanızı talep etmedi.
  • ABD’deyken her zaman temel göçmenlik belgelerinizin fiziksel kopyalarını yanınızda bulundurun: F-1 öğrencileriyseniz geçerli seyahat imzalı I-20’nizi (OPT/STEM OPT’takilere 6 ay, diğerlerine 12 aylık geçerlilik); H-1B, TN, E-3 ve O-1 statüsündeyseniz mevcut göçmenlik statünüzü belgeleyen onay bildirimlerinizi hazır tutun.
  • Durumunuzu değerlendirmek ve olumlu kanıt paketinizi oluşturmak için lisanslı bir göçmenlik avukatıyla görüşün.
  • Gelişmeleri yakından takip edin; mahkeme kararları bu politikanın kapsamını değiştirebilir.

Kaynaklar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir