"Enter"a basıp içeriğe geçin

ABD’de Göçmenlere İris Taraması: DHS’nin 25 Milyon Dolarlık Hamlesi

Amerikan Toprağında Artık Gözünüz de Taranıyor

ABD’de göçmenlik denetimi her geçen ay daha teknolojik bir boyut kazanıyor. Mayıs 2026’nın son haftasında kamuoyuna yansıyan bir gelişme, hem ABD’de yaşayan göçmenler hem de Amerika’ya gitmeyi planlayan Türk vatandaşları için önemli bir uyarı niteliği taşıyor: ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), iris (göz bebeği) tarama kapasitesini büyük ölçüde genişletiyor.

Ana Gelişme: 25 Milyon Dolarlık “Göz” Sözleşmesi

DHS, kitlesel sınır dışı etme çabalarının bir parçası olarak iris tarama kapasitesini genişletiyor; bu hamle, gözaltına aldığı kişilerden biyometrik veri topladığı gerekçesiyle gizlilik uzmanlarının kaygılarını artırıyor.

ICE’nin BI2 Technologies ile Eylül 2025’ten Eylül 2026’ya kadar süren önceki sözleşmesi 4,6 milyon dolar değerindeyken, 1 Haziran 2026’da başlayan ve Mayıs 2027’ye kadar devam edecek yeni sözleşme 25 milyon doları aşmaktadır.

Massachusetts merkezli, girişim sermayesi destekli bu şirket, ICE ajanlarına 1.570 adet ek iris tarama cihazı tedarik edecek.

Peki bu cihazlar ne yapıyor?
Cihazlar saha koşullarında hem mobil hem sabit biçimlerde kullanılabiliyor ve ICE ajanlarına BI2’nin IRIS (Tutuklu Tanıma ve Kimlik Belirleme Sistemi) veri tabanına erişim sağlıyor; bu sistem, 47 ABD eyaletindeki beş milyondan fazla tutuklama ve cezaevi kaydıyla biyometrik bilgileri eşleştiriyor.

Sistemin aynı zamanda ehliyet ve araç plakası bilgilerine de erişebildiği belirtiliyor.

DHS’nin açıklamasına göre BI2’nin çok modlu sistemi iris, parmak izi ve yüz tanımayı tek bir mobil cihazda bir araya getiriyor.

Önceki sözleşmedeki 200 cihazla birlikte, yeni eklenenlerle Mayıs 2027 sonuna kadar 1.770 cihaz Amerika sokaklarında görev yapıyor olabilir.

Sözleşme Nasıl Verildi? Tek Teklif, Tek Şirket

Sözleşme herhangi bir rekabetçi ihale süreci işletilmeksizin doğrudan BI2’ye verildi; ICE bu tek-kaynak satın alma işlemini kısmen BI2’nin kapasitesinin “hiçbir rakip tarafından karşılanamadığı” gerekçesiyle savundu.

Bir yıl önce devreye giren ve yapay zekâ destekli olan Mobile Fortify uygulaması, biyometrik bilgileri ajans kayıtlarıyla karşılaştırıyor ve gizlilik savunucuları ile milletvekilleri tarafından sert eleştirilere maruz kalıyor.

Biyometrik takip, DHS’nin İç Denetim Ofisi (OIG) tarafından başlatılan bir gizlilik soruşturmasının da konusu; denetim birimi Şubat ayında ajansın veri toplama, saklama ve paylaşım uygulamalarını incelemeye başladı.

Gizlilik Uzmanları Ne Diyor?

Georgetown Hukuk Fakültesi Gizlilik ve Teknoloji Merkezi’nden araştırmacı Marianna Poyares, biyometrik verilerin yalnızca kimlik tespiti amacıyla kullanıldığı —örneğin havalimanı güvenlik kontrollerindeki gibi— durumlar olduğunu belirtiyor; ancak hassas bilgilerin başka hassas verilerle yan yana depolanmasının endişe boyutunu değiştirdiğinin altını çiziyor.
Poyares’e göre yanıtsız kalan pek çok kritik soru bulunuyor:
Hangi verilerin toplandığı, bu veritabanlarını kimin denetlediği ve verilerin ne amaçla kullanıldığı soruları henüz netlik kazanmış değil.

Senato Demokratları, Trump yönetiminin göçmenlik denetimi kapsamında DHS tarafından kullanıldığı öne sürülen Mobile Fortify uygulaması gibi biyometrik kimlik teknolojilerine karşı sürekli itiraz sesi yükseltmiş durumda.

Bu Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?

ABD’de yaşayan ya da gitmeyi planlayan Türk vatandaşları için bu gelişmenin birkaç somut boyutu var:

  • Havalimanı ve giriş noktalarında artırılmış denetim:
    F-1 öğrenciler, J-1 değişim ziyaretçileri, H-1B çalışanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri (F-2, J-2, H-4) artık ek sosyal medya taramasına tabi tutulmaktadır.
    Biyometrik tarama sistemlerinin genişlemesi, bu denetim zincirinin bir halkası olarak değerlendirilebilir.
  • Vize başvurusu sırasında sosyal medya zorunluluğu:
    Tüm F ve J vizesi başvurucuları için sosyal medya taraması Haziran 2025’ten itibaren, tüm H-1B ve H-4 bağımlıları için ise Aralık 2025’ten itibaren uygulanmakta; başvurucuların konsolosluk incelemesi süresince sosyal medya hesaplarını herkese açık konuma getirmeleri istenmektedir.
  • Gözaltı durumunda biyometrik veri riski:
    DHS, gözaltına aldığı kişilerden biyometrik veri toplamakta
    olup bu durum, herhangi bir nedenle denetlenen kişilerin iris ve yüz tanıma bilgilerinin kalıcı veri tabanlarına kaydedilmesi anlamına gelmektedir.
  • Yasal statüyü her zaman yanınızda bulundurun:
    Günümüz koşullarında ABD’deyken önemli göçmenlik belgelerinin —I-20 (F-1 öğrenciler için), DS-2019 (J-1 ziyaretçileri için) veya H-1B onay bildirimlerinin— fiziksel kopyalarını taşımak rutin bir önlem olarak tavsiye edilmektedir.
  • Premium işlem ücretleri yükseliyor:
    H-1B, L-1, O-1 ve diğer göçmenlik dışı çalışan dilekçeleri için Form I-129 üzerinden alınan premium işlem ücreti 2.965 dolara yükseldi.

    Belirli I-539 ve I-765 başvuruları için premium işlem ücretleri ise sırasıyla 2.075 ve 1.780 dolara çıktı.

  • Ücret listesi sürekli güncelleniyor:
    USCIS, 29 Mayıs 2026 tarihinde Form G-1055 Ücret Listesi’nin yeni baskısını yayımladı; bu baskı, Form I-102 başvurusunda 24 dolarlık ek bir ücret zorunluluğu getirdi.

Özetle, ABD göçmenlik sisteminde denetim hem teknolojik hem de mali açıdan sıkılaşmaya devam ediyor. Türkiye’den ABD’ye gitmeyi planlayan ya da halihazırda orada bulunan herkesin göçmenlik belgelerini eksiksiz tutması, sosyal medya paylaşımlarına dikkat etmesi ve anlık politika değişikliklerini yakından takip etmesi her zamankinden daha kritik bir önem taşıyor.

Kaynaklar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Göçmenlik kuralları sık değişebilir; başvuru yapmadan önce resmi kaynakları (uscis.gov, travel.state.gov) kontrol edin ve bir göçmenlik avukatına danışın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir