"Enter"a basıp içeriğe geçin

H-1B’den Green Card’a: Mayıs 2026’nın ABD Göçmenlik Depremi

Mayıs 2026: ABD Göçmenliğinde Çok Katmanlı Bir Sarsıntı

Mayıs 2026’nın son haftası, ABD’de yaşayan veya göçü planlayan Türkler için kritik gelişmelerle doldu. USCIS’in 21 Mayıs’ta yayımladığı politika memorandumu, onlarca yıldır süregelen “ülke içinden Green Card” pratiğini neredeyse sona erdirdi. Üstüne üstlük, FY 2027 H-1B döngüsünde kuraların yerini artık ağırlıklı seçim sistemi aldı. İşte tüm bu gelişmelerin Türkiye’den göç edenleri ilgilendiren boyutu.

Devrim Niteliğinde Yeni Kural: I-485 Artık “Olağanüstü Ayrıcalık”

21 Mayıs 2026’da USCIS, memurlarına “statü düzenlemesini” (adjustment of status) “olağanüstü” bir rahatlama biçimi olarak değerlendirmelerini emreden bir politika memorandumu (PM-602-0199) yayımladı. Sonuç olarak pek çok başvurucu artık ABD içinden değil, yurt dışındaki konsolosluklardan Green Card başvurusu yapmak zorunda kalacak.

USCIS’in söz konusu memorandumu, Göçmenlik ve Milliyetler Kanunu’nun 245. maddesine dayanan statü düzenlemesini “idari bir lütuf” olarak yeniden tanımladı ve bu yolun, olağan konsolosluk vize sürecinin önüne geçmek için tasarlanmadığını vurguladı.

Politikadan etkilenecek gruplar arasında F-1 öğrencileri, H-1B çalışanları, O-1, L-1 sahipleri, B-2 turistleri ve Green Card planı olan tüm geçici vize sahipleri yer alıyor. Bu kişilerin büyük çoğunluğunun artık Green Card sürecini yurt dışındaki bir ABD büyükelçiliğinden tamamlaması gerekecek.

H-1B ve L-1 Sahipleri İçin “Çifte Niyet” İstisnası

Yeni politika memorandumu, belirli başvuru sahipleri üzerinde daha az etki yaratacağına dikkat çekiyor; özellikle H-1B ve L-1 çalışanları ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler bu kategoride değerlendiriliyor; çünkü bu vize türleri için “çifte niyet” (dual intent) hükümleri geçerli.

Çifte niyet, bir kişinin geçici H-1B veya L-1 çalışma vizesi kapsamında ABD’de geçici olarak yaşamayı ve aynı zamanda kalıcı oturma izni için başvuru yapmayı birlikte planlayabilmesi anlamına geliyor.

Ancak bu istisna tam bir güvence sunmuyor.
USCIS’in politika memorandumu, H-1B veya L-1 çifte niyet statüsünün tek başına takdir yetkisinin olumlu kullanımı için yeterli olmadığı konusunda uyarıda bulunuyor. USCIS memuru, başvuruyu onaylayıp onaylamama konusundaki takdir yetkisini her durumda değerlendirmek zorunda.

Belirsizlikler Devam Ediyor

Memorandum, bugünden önce dosyalanmış başvuruların eski kurallara mı yoksa yeni kurallara mı göre değerlendirileceğini açıklamıyor. Bu husus, süreci yarıda olan başvurucular için en kritik açık sorulardan biri olmayı sürdürüyor.

PM-602-0199 politika memorandumuna karşı federal mahkemede itiraz açılması bekleniyor; hukuki süreçlerin başlaması an meselesi.

H-1B’de Yeni Dönem: Kura Yerine Ağırlıklı Seçim

DHS, H-1B çalışma vizesi seçim sürecini düzenleyen yönetmelikleri değiştirerek daha yüksek beceriye ve daha yüksek maaşa sahip kişilere öncelik tanıyan bir sisteme geçti. Yeni kural, vize alacakların belirlenmesindeki rastgele piyango sisteminin yerini, daha yüksek becerilere ağırlık veren bir seçim süreciyle değiştiriyor.

Yıllık H-1B vizesi sayısı 65.000 ile sınırlı; ABD’de lisansüstü derece sahipleri için ek 20.000 kota mevcut.

Bu nihai kural 27 Şubat 2026’da yürürlüğe girdi ve FY 2027 H-1B kap kayıt dönemi için geçerli olacak.

Yeni kurala göre 4. düzey ücret ağırlığına sahip bir adayın seçilme olasılığı yüzde 61’in üzerine çıkarken, 3. düzey ücret ağırlığındaki adaylar için bu oran yüzde 45’i geçiyor.
Karşılaştırma için:
mevcut sistemde herhangi bir adayın seçilme şansı, ne kadar yetenekli olursa olsun, yalnızca yüzde 30’un biraz altında kalıyordu.

Bu Türkiye’den Gidenler İçin Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’den ABD’ye çalışma, eğitim veya kalıcı ikamet amacıyla gitmeyi planlayanlar için bu gelişmelerin pratik yansımaları son derece somut:

  • ABD’deki F-1 öğrencileri ve H-1B çalışanları:
    Sadece bu habere dayanarak ABD’den ayrılmak, bekleyen bir I-485 başvurusunu geri çekmek ya da çalışmayı bırakmak gibi ani adımlar atmaktan kaçının.
    Durumunuzu bir göçmenlik avukatıyla değerlendirmek şu an her zamankinden daha kritik.
  • Green Card planlayanlar:
    Pek çok başvurucu artık Green Card için ABD içinden değil, yurt dışındaki konsolosluklarda konsolosluk işlemi (consular processing) yoluyla başvuru yapmak zorunda kalacak.
    Türkiye’dekiler için bu, Ankara Büyükelçiliği’ne dönmek anlamına gelebilir.
  • Ankara ve İstanbul konsolosluk süreçleri:
    Göçmen vizalar Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nde işleme alınıyor.

    Türkiye’de en erken kişisel randevu genellikle Ankara Büyükelçiliği’nde bulunuyor.
    Yeni politikayla birlikte bu konsolosluklara olan talep artacağından randevu sürelerinin uzayabileceği öngörülüyor.

  • H-1B adayları: Yeni ağırlıklı seçim sistemiyle birlikte maaş düzeyi ve uzmanlık alanı, artık kura şansından çok daha belirleyici. Daha yüksek maaş teklifleri olan Türk profesyonellerin seçilme olasılığı önemli ölçüde artıyor.
  • Bekleyen I-485 başvurusu olanlar:
    Bekleyen I-485 başvuruları gri bir alanda kalmaya devam ediyor; “olağanüstü koşullar” kavramı henüz tanımlanmış değil.
    Bu kategoridekiler için avukatla iletişime geçmek aciliyetini koruyor.

Kaynaklar

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Göçmenlik kuralları sık değişebilir; başvuru yapmadan önce resmi kaynakları (uscis.gov, travel.state.gov) kontrol edin ve bir göçmenlik avukatına danışın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir